ÇOK SEVEREK YEDİĞİMİZ TATLILARIN İSİMLERİ VE HİKAYELERİNİ BİLİYORMUSUNUZ.

Türk mutfağında önemli yeri bulunan geleneksel tatlı ve helvalarımız Türkiye’de yaşamış çeşitli uygarlıkların etkisiyle gelişen ve zenginle...

A+ A-







Türk mutfağında önemli yeri bulunan geleneksel tatlı ve helvalarımız Türkiye’de yaşamış çeşitli uygarlıkların etkisiyle gelişen ve zenginleşen ancak toplumdan topluma, yöreden yöreye farklılıklar göstererek hikayelerini bilmeden damaklarımızın tadı olmuşlar. Hadi bakalım  isimlerini nereden ve nasıl almışlar.

 REVANİ Ermenistan Osmanlı'nın padişahlarından sultan 1V Murad zamanında bugün Ermenistan'ın başkenti olan Erivan'ın fethedilmesi üzerine sarayın aşçıları padişah için yeni bir tatlı icat etmişler ve bu tatlıya Erivan'ın fethi şerefine Revani adını vermişlerdir.





SÜTLÜ NURİYE Öyle Osmanlı dönemine falan gitmiyoruz. Yakın dönem, 12 eylül Darbesi'nin gerçekleştiği zamanlar. bir general, baklava fiyatları yüksek deyip şikayet eder. Sıkıyönetim tarafından yayımlanan bir emirle baklava fiyatlarına üst sınır konur. Bunun üzerine Güllüoğlu Baklavalarının sahipleri de maliyeti kurtarmadığını görünce fıstık yerine fındık kullanılan ve çeşitli malzemelerden de kısılarak yapılan lâkin daha bol süt içeren bir tatlı yapmaya karar verirler. İsmini de insanların ilgisini çekmek için direk Nuriye bol süt kullandıkları içinde Sütlü Nuriye diye ismi verirler.
HALKA TATLISI (KERHANE TATLISI) Osmanlının son dönemlerinde İstanbul'daki kerhanelerin önünde oluşan izdihamlar neticesinde bu bol şerbetli tatlı, içeri girenlere güç versin diye satılmaya başlanınca güzelim tatlının ismi de bu kara leke ile anılır olmuş maalesef.



BAKLAVA Eski Türkçe de "Baklagu" şeklinde yazılan, 1500'lü yıllarda yazılmış cami-ül fürs'te dahi geçen halis muhlis Türk tatlısıdır. Baklagu; bağlamak, sarmak, sarmal gibi anlamlara gelir. kelimeyi Arapçadan aldığımız doğru değildir.

KALBURABASTI Kalbur, mutfaklarımızda kullanılan bir tür elek çeşididir ve bu tatlı da yapılırken üzerinde iz çıksın diye (bir nevi kurabiye kalıbı) bu kalburlara bastırılır. İşte ismi buradan gelmektedir.




TULUMBA Osmanlı döneminde bir çeşit hortum manasına da gelen tulumbanın içinden kızgın yağa sıkılan hamur ile yapılan bu tatlımız da adını yapılışından almaktadır.
ŞÖBİYET "baklavaya benzeyen bir tür tatlı" Arapça şbˁ kökünden gelen şab'iyyat (tıka basa yeme, ziyadesiyle doyma) anlamına gelen kelimenin Türkçeleştirilmiş hâlidir.



KADAYIF Kadim tatlılarımızdandır. İsmi Arapça, "Hırpıntı, yüzeyden sıyrılan kaymak" anlamlarına gelen Katifa kelimesinin Mefail kalıbıyla çoğul hâle getirilip Kataif ismi ile bu tatlıya bürünmesi sonucu günümüzde son ve kesin kez Kadayıf ismi ile anılır olmuştur.
SÜTLAÇ 14. yüzyıl sonlarında dahi çeşitli tıbbî kitaplarda ismi "sütlü aş" şeklinde zikredilmektedir. lâkin çok daha öncesi olduğu kesindir. çünkü Divan-ı Lügat-it Türk'te "Uva" adlı bir yemekten bahsedilir ve "pirincin pişirilip süte/suya karıştırılmasıyla kişinin midesini rahat ettiren bir yiyecek" olduğu söylenir. bariz olarak sütlaçtır kendileri.
GÜLLAÇ Yoksulluktan doğan tatlılarımızdan. Kuruyan yufkaları süt ve şekerle ıslatan hatun ahalisi bir de "buna gül suyu da ekleyelim güzel koksun heriflerin burnuna!" deyince önce "güllü aş" sonra da güllaç ismini almıştır kendileri.



KEŞKÜL Farsçadaki Kaşkül kelimesinden dilimize geçmiştir. peki nedir Kaşkül ? Dilencilerin taşıdıkları kasedir! yani bir kabın kasenin adı dır.! Keşkül-i fukara ( fakir kasesi ) diye adlandırılır Osmanlı'da genelde fakire fukaraya dağıtıldığından bu ismi almıştır.
TAVUK GÖĞSÜ Tavukların göğüs eti kullanılarak yapılan bu tatlı da Romalılar dönemine aittir. özellikle sefer önceleri yenirmiş. oradan Bizans'a, Bizans'tan da Osmanlı'ya ve en son da günümüze kadar gelmiştir. Tavuk Göğsü konmadan da yapılanı var adı yalancı Tavuk göğsü diye oda çok sevilerek tüketilen bir tatlımız.
ŞILLIK Esasında Kürtçe ıslak anlamına gelen şileki '' şillik '' kelimesinin bu tatlı ile tüm Türkiye'nin tanışması sonucu aldığı isimdir. Tatlıya bu isim yakışmamıştır. Bence haksızlık edilmiştir.


VEZİR PARMAĞ En uyduruk hikâyeye sahip tatlıdır. Bir rivayete göre Osmanlı döneminde bir padişah ve vezir ava çıkmış ve vezir yanlışlıkla padişahın bir parmağını kesmiş. "vardır bir hayır padişahım" demiş ama veziri zindana atmışlar. vezir yine "vardır bir hayır bunda da" demiş. Aylar sonra padişah yine ava çıkınca "insan eti yiyen bir kabile" padişahı ve adamlarını yakalamış. lâkin bir bakmışlar ki padişahın tek parmağı yok. onu salmışlar. Çünkü inançları gereği herhangi bir uzvu eksik olan insanı yemiyorlarmış. padişah saraya dönünce veziri hemen serbest bırakmış ve olanları anlatmış. Vezir: "işte hünkarım. eğer parmağınız kesilmese orada ziyan olacaktınız, eğer beni zindana atmasaydınız bu sefer de ben sizinle ava gelip ziyan olacaktım" demiş ama bu hikâyeyi dinleyen "Osmanlı'da padişahların avlandığı hangi topraklarda yamyamlar var?" dememişler
Bir başka Rivayete göee Fatih'in vezir-i Azâmı Çandarlı Halil Paşa'nın ölümünden sonra yapılmıştır bu tatlı .O dönemde Bizans'ın Osmanlı aleyhine çevirdiği entrikalarda Halil Paşa'nın da parmağı olduğu düşüncesi ve meşhur yeşil yüzüklü parmağının da bu tatlıya benzetilmesiyle bu ismi almıştır. lâkin kesin bilgi değildir.

 

HANIM GÖBEĞİ Tamamıyla şekli itibarıyla ve saray aşçılarının nüktedanlığı sebebiyle bu ismi almıştır.
 

AŞURE Arapça onuncu gün manasına gelen aşura kelimesinden dilimize geçmiştir. muharrem ayının onuncu günü yapılıp dağıtılma adeti hâlâ devam etmektedir . lâkin Muharremin onuncu günü değil Alevilerin yaptığı gibi on üçüncü günü yapılmalıdır bu Aşure. çünkü muharrem ayının onuncu günü Yezid ve yandaşları Hz. Hüseyin ve evlatlarını katletmişler ,ve bunu bu tatlı ile kutlamışlardır. Onuncu gün, Emevî geleneğidir. Bir başka rivayete göre Nuh peygamber zamanından geldiği de bilinmektedir. Herkes aşurenin varoluş hikâyesinin Hz. Nuh tufanı ile başladığını bilmektedir.
HELVA Arapça da zaten tatlı anlamına gelir ve dilimize buradan geçmiştir. İslamiyet'ten çok daha önce, İran topraklarında yapılmakta imiş ayrıca.

ŞEKERPARE Farsça şakar (şeker) ve büre (börek) kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.



DİBER DUDAĞI Bu da tamamen şekli sebebiyle bu ismi almıştır .




KEMAL PAŞA Tam adı Mustafa Kemal Paşa peynir tatlısıdır. Bursa'nın Mustafa Kemalpaşa bölgesinde yaşayan göçmenlerden öğrenildiği söylenir.


ALINTI

 

Daha Fazla Lezzet

Pratik ve faydalı bilgiler 9077997782907187355

Yorum Gönderme

emo-but-icon

Bu Blogda Ara

Kanalıma Abone Ol.

BURALARDAYIZ..

.................. .................

MUTFAK SIRLARI- FAYDALI VE PRATİK BİLGİLER

BLOGLARIM

  • *Kesme tahtalarını sıklıkla kullanıyoruz. Birçok çeşit ve üründen elde edilen kesme tahtaları yiyeceklerle direkt olarak temas ediyor. Gıdala...
    10 saat önce
  • SUNUM TABAĞI Cinsi MDT ahşap Teknik Mermer Tekniği
    4 hafta önce

Popüler Yayınlar

Blog Arşivi

item